Renk Seçiniz
Orjinal Renk

Altunhisar

Altunhisar, Niğde ilinin Güney Batısında Hasandağının eteklerinde kurulmuştur. İlçe'nin il merkezine mesafesi 35 km'dir. Tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte bölgede yapılan Höyük kazıları, ilçeye bağlı Yeşilyurt Köyünde bulunan Romalılara ait bir kilise, ilçenin doğusunda yaşam merkezi olarak kullanılan mağaralar ve Niğde yöresi tarihi göz önüne alındığında ilçe tarihinin neolitik döneme uzandığı ve eski bir yerleşim yeri olduğu görülmektedir. 

Malazgirt Zaferinden sonra Konya ve Niğde ile birlikte Selçuklu Devleti egemenliğine giren ilçenin o dönemki adı önce Andugu sonra da Ortaköy olmuştur. Selçuklu Devleti sonrası Karamanoğulları egemenliğine giren ilçede Karamanoğlu Yakup Bey'e ait bir cami birde çeşmesi bulunmaktadır. Fatih Sultan Mehmet Döneminde 1471 yılında Niğde ile birlikte burası da Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Bor'dan Aksaray'a giderken geçtiği Ortaköy'den şöyle bahsetmektedir " Bir vasi ve mahsuda ova olup; bağ, bahçe, cami, mescit ile areste mamur bir kazadır. Bu karyeye bağlı 36 pare nahiye ve köyleri vardır" demiştir.

Cumhuriyet'in ilanından sonra 1928 yılında Nahiye olan  ilçenin Ortaköy olan ismi 1956 yılında güneyindeki Altıntaş ovasından esinlenerek Altınhisar olarak değiştirilmiş, 1991 yılında da Niğde ye bağlı Altunhisar adı ile ilçe konumuna getirilmiştir. 

Bor

İlçenin geçmişi, tarih öncesi devirlere kadar uzanmaktadır. Köşk Höyük’te yapılmakta olan arkeolojik kazıda yerleşimin M.Ö. 5000 yılına dayandığı anlaşılmıştır.

Bölge sırasıyla, Hitit’lerin, Frigya’lıların, Pers’lerin ve Roma’lıların eline geçmiştir. Daha sonra uzunca bir süre Bizans yönetiminde kalmasına müteakip, Selçuklular’ın önemli idari ve askeri şehirlerinden biri olmuştur. Selçuklulardan sonra bölge 11. yy.da Ertane ve Karamanoğulları arasında paylaşılmıştır. Osmanlı döneminde 1518 tarihli düzenleme ile Bor Köyü nahiye olarak Niğde Kazasına  (Sancağına) bağlanmış; 1584 de yeniden yapılan düzenleme ile Bor Nahiyesi Kaza yapılarak Niğde Sancağına bağlı kalmaya devam etmiştir.   

Cumhuriyet devrinde idari bölümler yeniden düzenlenince Bor; ilçe haline getirilerek Niğde’ye bağlanmıştır. 

Bor; Hititçe ve Frigce’de bulunan Boris kelimesinden alıntıdır. Boris; surlarla çevrili, bölge beyinin konağı anlamına gelir. Bir başka anlamı ise yeşillik ve bolluktur.

Çamardı

M.Ö. 3000-2000 yıllarını kapsayan eski Tunç Devri’nde Çamardı ve çevresinin önemli bir yerleşim bölgesi olduğu Celaller Köyü civarında Göltepe Kestel ören yerinde yapılan arkeolojik kazılar sonunda anlaşılmıştır. Orta Anadolu’da Hitit Dönemi olarak bilinen M.Ö.2000-700 yıllarında Niğde ve civarında dolayısıyla Çamardı’nda Hititler’in hüküm sürdüğü bilinmektedir. Daha sonra sırasıyla Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu (Doğu Roma) hakimiyetine giren İlçenin Türklerle ilk teması Melikşah zamanındadır. Bölgenin Selçuklular tarafından fethedilmesi (1166) bunu takip eden yıllarda II. Kılıçarslan Dönemi’ne rastlar. 1243 yılından sonra İlhanlıların himayesine giren İlçe daha sonra Eratna Beyliği ve Karamanoğulları Beyliği himayesine girmiştir.

Osmanlı Devleti’nin bölgeyle ilgili ilk teması Yıldırım Beyazıt dönemindedir. Beyazıt savaşmaksızın aldığı Konya-Niğde civarını tekrar Karamanoğulları’na vermiştir.

İlçemizin de bulunduğu bölgeler kesin olarak 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.1869 Konya Vilayeti salnamelerinde Niğde Merkez kazasına bağlı halen Çamardı İlçesi’nin mahalleleri olan Bereketli ve Maden Karyelerinden bahsedilmektedir. Çamardı 1910 yılından 1948 yılına kadar mülki taksimata göre bucak teşkilatı olarak kalmış, Vilayet merkezine olan uzaklığı ve kış aylarında yolun kapanması gibi nedenlerle hizmet götürmede güçlüklerle karşılaşıldığı için İlçe Teşkilatı kurulmasına gerek görülmüş, 11 Haziran 1947 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile İlçe yapılmıştır.

İlçenin halen kullanılan ÇAMARDI ismi tarihte bazen Şamardı, bazen Maden ve Bereketli olarak kullanılmıştır. İlçe yerleşim yerinin dağlık ve ormanlık bölgede kurulu olması Çamardı adını almasında etkili olduğu rivayet edilmiştir.

Çiftlik

Çiftlik ilçesi Niğde ilinin kuzey–kuzeybatı topraklarını kapsamakta olup, ilçe konumu itibariyle Niğde, Aksaray ve Nevşehir arasında yer almaktadır. Bu konumundan dolayı tarihçesi bu bölgelerin tarihçesiyle paralel bir gelişme göstermekte ve aynı zamanda Kapadokya diye adlandırılan bölgenin sınırları içerisinde yer almaktadır. Melendiz ovasında Çiftlik’in 1 km doğusundaki Çiftlik Tepecik Buluntu yerinde saptanan çanak, çömlek ve Obsidiyen gereçler burada Neolitik dönemden İlk Tunç Çağ’a uzanan zaman diliminde yerleşildiğine işaret etmektedir. Niğde İli Çiftlik İlçesi, Kömürcü Köyü yakınlarındaki Göllüdağ Harabeleri Hititler Döneminden kalma yerleşim alanı ve sitlere ait izlerle doludur. Göllüdağ Ören Yeri M.Ö. 1200-700 yıllarını kapsayan Geç Hitit Şehir Devletleri döneminde muhtemelen 8. yüzyıldan kalma kalıntılardır. Ören Yeri,  etrafı surlarla çevrili geniş bir alanı kapsamaktadır. Sur içerisindeki bölgede yerleşim birimleri, tapınak ve ev temelleriyle küçük bir de göl bulunmaktadır. Göllüdağ Ören Yeri, Orta Anadolu’da yeri belli olan tek Geç Hitit merkezidir. Kazılarda çıkartılan çift başlı aslan kabartması Kayseri Müzesi’nde diğer buluntular da Niğde Müzesi’nde sergilenmektedir.

Ulukışla

Ulukışla yöresi coğrafi konumu ve stratejik önemi nedeniyle hemen her dönemde canlı ve hareketli bir yöre olmuştur. Yöre tarih boyunca değişik kültürden insan topluluklarını bünyesinde barındırmıştır. Bölgenin kayda değer ilk tarihi olayı, Hitit İmparatorluğu'na dahil oluşudur. Hititlerden sonra bölge; sırasıyla Asurlar, Frigler, Persler ve İ.Ö. 334 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender'in eline geçmiştir. Daha sonra Selevkos ( Asya) İmparatorları ile Kapadokya Kralları arasında çekişmelere sahne olmuştur. İ.Ö. 17 - İ.S. 395 yılları arasında Roma İmparatorluğu'nun egemenliğine girmişse de İmparatorluğun ikiye ayrılmasıyla, 1075 yılına kadar Bizans İmparatorluğu'nun hakimiyetinde kalmıştır. Ulukışla'ya bağlı Porsuk köyü sınırları içinde bulunan Zeyve Höyüğünde yapılan arkeolojik çalışmalar sonucu ele geçen buluntular Hitit, Frig ve Roma dönemlerine aittir. Kent Roma döneminde Kraliçe Faustina'ya atfen Faustinepolis adıyla anılmıştır. Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un karısı Faustina'nın mezarı Ulukışla yakınındaki Başmakçı Köyündedir. Kent yakınındaki kale, Lülve adıyla anılmaktadır.

Bölge Melikşah'ın komutanlarından Emir Ahmed Danişmend Taylı ve oğlu Emir Gazi tarafından fethedilmiştir. 1156-92 tarihleri arasında hüküm süren II. İzzeddin Kılıçarslan Niğde ili topraklarını Konya Sultanlığı'na başlamıştır. I.Gıyaseddin Keyhüsrev'in ( 1192-1211) oğlu, I.İzzeddin Keykavus döneminde ( 1211-19) Ulukışla'nın yönetim bakımından Niğde'ye bağlandığı bilinmektedir.

Niğde, 1327'de İlhanlılarIn; 1357 tarihinden itibaren de Karamanoğullarının yönetimine girmiştir. Niğde'nin Osmanlı topraklarına katılması, Fatih'in 1466 y?l?nda Konya'yı ele geçirmesi ve 1470 yılında İshak Paşa'nın Niğde'yi zaptetmesiyle gerçekleşmiştir. Doğu'ya yapılan seferlerde Niğde ili bir konaklama yeri olmuştur. İran Seferinden dönen Kanuni Sultan Süleyman da 1549 ylında Ulukışla'dan geçmiştir.

Ulukışla, XVI. yüzyılda Niğde'nin Bor kazasında Secaeddin Nahiyesi XVIII. Yüzyılda Şücaeddin XIX. Yüzyılda ise Bozok Eyaletinde Şücaeddin ve Ulukışla adlarında kazaydı. Halk arasında Kışla adıyla anılan Öküz Mehmet Paşa Külliyesi nedeniyle en son Ulukışla olarak adlandırılmıştır. İlçe daha sonraları Niğde'ye bağlanmış, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa zamanında Nevşehir'in yıldızının parlamasıyla önem kazanmıştır. Kurtuluş savaşı yıllarında Fransız işgalcilere karşı mücadele veren Kuvay-i Milliye'nin başlıca üstlerinden birisi olmuştur. Bugün Ulukışla Niğde'ye bağlı bir ilçedir.

 

 

Bizi Takip Edin ! Bizi Takip Edin !